O gecenin farklı olduğunu biliyordu Leyla. Havanın ağırlığı, sessizliğin tonu, kendi içindeki fısıltı bile başkaydı. Yine… yine basit, hatırlamadığı bir nedenden dolayı kırılmıştı Mecnun’una. O küçük şey sadece küçük değildi; biriken yüzlerce şeyden sızan son damlaydı. Mecnun ise her zamanki gibi… kırılan her şeyden habersizdi. Yatağın diğer ucundan bir horultu duyuldu. Sanki dünyanın yükü Leyla’nın omuzlarındaydı da, onun yanındaki adam başka bir evrende uyuyordu. Leyla kalktı. Sessizce, kimseyi rahatsız etmemek için neredeyse nefesini bile tutarak yataktan indi. Oda loştu. Raftaki büyük mumu aldı. Kibrit kutusundan bir kibrit çıkardı—kısa bir tıss sesi, ardından turuncu bir parıltı… Kibrit alevini dikkatlice muma uzattı. Alev bir anda büyüyüp inceldi, duvarlarda titrek gölgeler bıraktı. Sonra bir kadeh şarap doldurdu. Kırmızısı koyu bir gece gibiydi. Muma doğru kaldırıp rengin içine baktı; sanki o kırmızı ona bir şey anlatmaya çalışıyordu. Bir yudum aldı. Sustu. Dinledi....
Kayıtlar
Aralık, 2025 tarihine ait yayınlar gösteriliyor